Edebibilgiler.com
Edebiyatla İlgili Bilginin Adresi..

KAFİYE (UYAK) VE REDİF


Kafiye (uyak): Mısra sonlarındaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin benzerliğine kafiye denir.  


KAFİYE ÇEŞİTLERİ:


Yarım Kafiye:

Yarım kafiye, dize sonundaki tek ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.


-diz

-yaz

Burada "z"ler yarım kafiyedir.


Örnek-1

Ben çektiğim kimler çeker

Gözlerim kanlı yaş döker

Bulanık bulanık akar

Dağlarım seliyim şimdi (Kul Mustafa)


Örnek-2

İstedim kendimi bu göle atam

Elimi uzatıp yavruyu tutam


Örnek-3

Üstümüzden gelen boran kış gibi

Şahin pençesinde yavru kuş gibi

Seher sabahında rüya düş gibi

Çağırta bağırta aldı dert beni

Tam Kafiye:

Mısra sonlarındaki iki ses benzerliğine ‘tam kafiye’ denir.


Örnek: 1

Ben yâr ile ettim sav

Akıttım gözümden kanlı y

Yukarıdaki örnek dizede “aş” sesleri tam kafiye oluşturmuştur.


Örnek: 2

Bir hazan akşamı indimdi sahile ben

Vardı, mavi sular üstünde beyaz bir yelken


Örnek: 3

Sen miydin o afet ki dedim, bezm-i ezelde

Bir kanlı gül ağzında ve mey kasesi elde,

Bir sofrada içtik, ikimiz aynı emelde,

Karşımda uyanmış gibi bir baktı sarardı. (Yahya Kemal Beyatlı)

Uyarı:

Uzun okunan ünlüler tek başına tam kafiye oluşturur. Çünkü bu ünlüler iki ses yerine geçer.

Örnek:

Gönlümüz düşmişdi girdâb-ı belâ deryâsına

Geçdi derbend-i melâledden safâ sahrâsına

Yukarıdaki dizelerdeki “â” ünlüsü tam uyaktır.

Zengin Kafiye:

Dize sonlarındaki ikiden çok ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.


Örnek: 1

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,

Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...   Ahmet Haşim

Burada "yaprak" ve "ağlayarak" (-rak) sözcükleri zengin kafiye oluşturur.


Örnek: 2

Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,

Soğuk bir mart sabahı.. Buz tutuyor her soluk     (Faruk Nafiz Çamlıbel)


Örnek: 3

Miskin Yunus biçareyim

Baştan ayağa yareyim

Dost ilinden avareyim

Gel gör beni aşk neyledi    (Yunus Emre)


EK BİLGİ:

Tunç Kafiye:

Ses benzeşmesinin üçten fazla olması durumunda kelimelerin biri genellikle diğerini içine alır.

Bu, durumda zengin kafiyenin adı "tunç kafiye" olur.


Fikrim bir hulyaya bazı dalar da

Düşünür, derim ki: “Bu odalarda

Kim bilir kaç kişi oturmuş yatmış.” (7 harf) (Yusuf Ziya Ortaç, Evim)


Ay asar kandilini,

Suya sarkan dilini… (11 harf)


Kimi solgun, sarışın; kimi ak, kimi kara;

Kiminin arkasından görünüyor Ankara. (4 harf)

Cinaslı Kafiye :

Anlamları ayrı, fakat yazılış ve okunuşları aynı olan kelime ve kelime gruplarının mısra sonunda tekrarı ile oluşan kafiyedir.


Örnek: 1

Niçin kondun a bülbül

Kapımdaki asmaya

Ben yarimden vazgeçmem

Götürseler asmaya


Örnek: 2

Bilmem ki yaz mı gelmiş

Niçin açmış gül erken

Aklımı kayıp ettim

Nazlı yarim gülerken


Örnek : 3

Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç:

Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.


Örnek : 4

Bülbül evler güle naz

Girdim bir dost bağına

Ağlayan çok gülen az


Örnek: 5

Yatma a kız yüz üstü

Ak gerdanlar nem alır

Ben felek soygunuyum

Hırsız gelse nem alır


KAFİYE ŞEMASI (ÖRGÜSÜ)

Düz Kafiye :


Bir dörtlüğün bütün dizelerinin birbiriyle kafiyeli, ya da ilk üç mısra birbiriyle kafiyeli dördüncü dize serbest şekilde olmasıdır. Düz Kafiye: "a a a b", "b b b c"   "c c"   "a a b b"   olmalıdır.


a Elif'in uğru nakışlı

a Yavru balaban bakışlı

a Yayla çiçeği kokuşlu

b Kokar Elif Elif diye Karacaoğlan


a İftardan önce gittim Atik-Valde semtine

a Kaç defa geçtiğim bu sokaklar, bugün yine,

b Sessizdiler, Fakat Ramazan maneviyyeti

b Bir tatlı intizara çevirmiş sükûneti

Çapraz Kafiye:


Bir dörtlüğün birinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında, ikinci ve dördüncü dizelerinin kendi arasında kafiyeli olmasıdır. Çapraz Kafiye: "a b a b"   "c d c d" olmalıdır.


a Ne doğan güne hükmüm geçer,

b Ne halden anlayan bulunur;

a Ah aklımdan ölümüm geçer;

b Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.    (Cahit Sıtkı Tarancı)


a Hayran olarak bakarsınız da

b Hülyanızı fetheder bu hali

a Beş yüz sene sonra karşınızda

b İstanbul fethinin hayali

Sarmal Kafiye:


Bir dörtlüğün birinci ve dördüncü dizelerinin kendi arasında, ikinci ve üçüncü dizelerinin kendi arasında kafiyeli olmasıdır. Sarmal Kafiye: "a b b a"   "c d d c" olmalıdır.


a Balkonlara, yalılara dalar düşünürüm

b O günler uzaklaşan yelkenlerin peşi sıra

b Akan bulutlar gibi geçmiş: ne iz, ne hâtıra!

a Sır şimdi bunca güzel hayat, güzel ölüm!      (Necati Cumalı)


a İhtiyar, elini bağrına soktu,

b Dedi ki: "İstanbul muhasarası

b Başlarken aldığım gaza yarası

a İçinden çektiğim bu oktu.

Örüşük Kafiye:

Batı şiirinden şiirimize geçmiş kafiye şemasıdır. Özellikle TERZARİMA nazım şeklinde kullanılan bir kafiye şemasıdır. Üç dizeli bentlerden oluşur. Son bent tek dizeden oluşur. Örüşük kafiye (a,b,a), (b,c,b), (c,d,c), (d) şeklindedir.

                YANILGI

a Bahtıma hicran yeli deli esiyor deli.

b Kader, bildim bileli sevda dağı körduman;

a Dorukları çileli, aşılmıyor sarp beli!


b Başlangıcı hileli aşkından medet uman,

c Ben kendim dilemedim ecelimi sen çağır!

b Feryadımda asuman sensin buna göz yuman!


c Bir ömür silemedim nasıl yanmasın bağır?

d Kaşlar hilâl boy elif men aşka durdun kader.

c İnmeden bilemedim, sence hangisi ağır?


d Ecelin eli hafif... Sen başka vurdun Kader!       (İrfan Yılmaz)

Mani Tipi Kafiye:


Halk Edebiyatı'ndaki manilerden yayılmış kafiye şemasıdır. (a,a,b,a), (c,c,d,c), ... şeklinde olur.


a Ağam derim naçarım,

a İnci mercan saçarım,

b Dünya deniz olunca,

a Ben kuş olup kaçarım.

a Ağlarım çağlar gibi

a Derdim var dağlar gibi

c Her gelen bir gül ister

a Sahipsiz bağlar gibi

a Ana başta taç imiş

a Her derde deva imiş

x Bir evlat pir olsa da

a Anaya muhtaç imiş


REDİF

Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine "redif" denir.

Örnek:1


Bizim elde bahar olur, yaz olur.

Göller dolu ördek olur, kaz olur.

Sevgi arasında yüz bin naz olur.

Suçumu bağışla, ben sana kurban.

Örnek:2


Bu ıslıkla uzayan, dönen, kıvrılan yollar,

Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar

Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.

Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu.

Örnek:3

Doğru söylerim halk razı değil

Eğri söylerim Hak razı değil.

Örnek:4

Zannetme ki şöyle böyle bir söz

Gel sen dahi söyle böyle bir söz

Örnek:5


Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı

Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı

Edebibilgiler.com 2009 ©  Her hakkı saklıdır.